 |
HÜZÜNLÜYDÜ EYLÜL ÖĞRENDİM
Toprağın hüznüyle kuşatıldım çepeçevre, aldığım her nefese işliyor hüznün kokusu. Kapıların yüzüme kapatılışını duyuyorum. Cesaret ne gezer bende Hasret dönüp bakamıyorum bile kapıların sahiplerine. Düşünüyorum fakat bulamıyorum beni düşünen birisini. Ben uzaklara ekildiğimden beri arayanım yok. Suskunluğuma dokunan ümitsiz bakışlar yok.Yokluğuna bende ekleniyorum karamsarlığın.Kendimle baş başa büyütüyorum gölgemi.Hatırlanıldıkça yeşeren çiçekler gibi değilim Hasret,hatırlanmak nasıldı unuttum.Paylaşmanın buruk tadını hissediyorum azda olsa,sonra tüm geçmişi yenen zamana kapılıyorum bende.Kimin aklına gelirim sence? Sahilde dalgaların sesinde buluyorum bazen seni; kumların yığıldığı kuytu bir köşede beni izlerken görüyorum, sonra serap olduğunu anlıyorum o bakışların. Yıllar önce yaşanmış ölümlü bir serap. Nefes almak istiyorum o sahilde fakat dalgalara gömülüyor Hasret her şey.Yaşanmış ve yaşanacak ne varsa hepsi gömülüyor sulara.Eylüller hüzünlüdür Hasret; sahili üşütecek kadar soğuk,yaprakları solduracak kadar esintili,beni üzecek kadar ıslak.Ve bugün üşüyorum Soluyorum ; maziyi anarken ıslanıveriyor yanaklarım.Sonuna gelsek de Eylülün bir taraflardan yinede gönderebiliyor seraplarımı sahile.Bugün yorgunum ve bilemiyorum kimin aklına geldiğimi.Uyusam diyorum Eylül bitinceye kadar ve şu dalgalar susuncaya kadar uyusam sen hatırlayıp uyandırıncaya kadar.
***devamı...

|
 |
 |
 |
ŞEHİR
Pencereme kondu yalnızlık
Ağırlığıyla sendeledi ruhum
Ben yasaklamıştım yinede söyledi şarkımı rüzgar
Ben öncesi ve sonrası yazıldı umutların
Susuzluğuna kapıldım hayatın
Sendeledik ben ve sen yalnızlık
Bugün gibi aklımda gözlerinin kimsesizliği
Sevmenin prangası vuruldu yüreklerimize
Susmanın büyük mührü
***devamı.. |
 |